Başlangıç > Nuh Gönültaş > Ilımlı İslam Siyonist Bir Projedir

Ilımlı İslam Siyonist Bir Projedir

 

Necmettin Erbakan`ın Vakit Gazetesi Röportajı

Ilımlı İslâm’ meselesi. 1897 Basel kararı ile ‘İslâm ortadan kaldırılacak.’ İslâm ortadan kaldırılamaz. Çünkü Allah’ın vaadi var. Nerede cihad edilirse İslâm orada yaşar. Allah nûrunu tamamlayacaktır. Onlar plânlarına göre İslâm’ı ortadan kaldırmak için ellerinden geleni yapıyorlar. İşte savaşıyorlar. Ama olmuyor. İşte bu ılımlı İslâm, dinler diyaloğu, dinler bahçesi, ooo kaç çeşit İslâm. Maksat ne, Yahudi kölesi olacaksın ama namaz kılacaksın.
‘Müslümanlık yeryüzünde hakkı, adaleti hâkim kılmayı esas almıştır. Bütün insanlığın saadetini düşünmektedir. İslâm dini savunma dini değildir. Şuurlu mânâda taarruz dinidir. Böyle Müslümanlık olmaz. Onların anladığı şekilde Müslümanlık olmaz.’
Dolar, Siyonistlerin parasıdır. ABD Merkez Bankası ‘Ben bağımsızım’ adı altında aslında Siyonizm’e bağlıdır. Bu parayı kiralamaktadır ve senede 500 milyar dolar kira ödemektedir. Para Siyonizm’in parası olduğu için, üzerinde Siyonizm’in mührü vardır. Doları incelerseniz o piramidin üstünde ‘Dünya hâkimiyetine ulaştı’ ibaresi vardır. Şimdi bu yapı Büyük İsrail’i kurup dünya hâkimiyetini tesis etmek için bütün gücü ile çalışıyor. Protestanlığı kurmuş, 19 haçlı seferi yapmış Büyük İsrail’i kurmak için. Para gücünü eline geçirmiş, insan organizasyonunu kurmuş. 
KONUŞMALARINIZda bir mesaj dikkatimizi özellikle çekiyor; ‘Ilımlı İslâm kloroformdur’ diyorsunuz. ‘Dinler bahçesi, medeniyetler arası diyalog’ gibi projeler için de ‘kloroform.’ Buna bağlı olarak çok geniş bir kesimin de narkozun etkisinde olduğunu belirtiyorsunuz. Kloroform, narkoz… Nedir tam olarak mesajınız? 
Böyle temele taalluk eden bir soruyla başladığınız için söze teşekkürle başlıyorum. Ve yine sözüme başlarken bu yapmış olduğumuz görüşmenin bütün milletimizin, bütün insanlığın saadetine vesile olmasını diliyorum. Ve bu yayınınız dolayısıyla gazetenizin ve onun çalışanları olarak hepinizin Allah rızasını kazanmanızı temenni ediyorum. Tabii, 22 Temmuz seçimlerine gidiyoruz. Dolayısıyla yine sözlerimize başlarken bu seçimlerin milletimiz ve insanlık için kurtuluş olması ve yeni bir SAADET dünyasının kuruluşunun başlangıcı olması temennisinde bulunuyoruz. Bunun için de Saadet Partisi’nin Milli Görüşü’nün işbaşına gelmesi gerektiğine inandığımız için Saadet Partisi’nin zaferini Cenâb-ı Allah’tan diliyoruz. Bu sorduğunuz suale cevap verirken birkaç cümle ile temele inmek mecburiyetindeyiz. Hadise şudur: Doğru teşhis yapılmadan doğru tedavi yapılamaz. Onun için olayları gerçek mânâda bilmek her şeyin esasını teşkil ediyor. Bunu bilmek istediğimiz zaman neyi bileceğiz? Önce bir defa Cenab-ı Allah, Kemâl sıfatıyla muttasıf, eksiksiz, noksansız, mükemmel. Onun için O’nun eseri olan bu kâinat da her türlü eksik ve noksandan münezzeh olarak en mükemmel şekilde yaratılmış, bu Kemâl sıfatının gereği olarak bu kainat Hak ve batılın mücadelesi üzerine yaratılmış. Neden? Çünkü insan eşref-i mahlûkattır. Cenab-ı Allah, insana doğruyu ve yanlışı kavrama yeteneği vermiş, bir. Faydalı ile zararlıyı ayırma kabiliyeti vermiş, iki. İyi ile kötüyü, çirkin ile güzeli ayırma kabiliyeti vermiş, üç. Ve aynı zamanda da adalet ile zulmü ayırma kabiliyeti vermiş. Dört tane temel meziyet vermiş. Böylece insanlar hayvanlar ve nebâtatdan üstün olmuşlardır. İnsanoğlu meleklerden de üstün. Nasıl oluyor bu? Melekler, Cenab-ı Hakk’ın emirlerini yerine getirirler. İnsana ise iradeyi cüziye verilmiş. Hayra da şerre de hizmet edebiliriz; ki iyi bir insan olmak için, bütün insanlığın saadeti için hayra hizmet etmemiz lâzım. Şimdi bu yaradılış biçiminden dolayıdır ki, Cenâb-ı Allah bu gün 6 milyar insanın içerisinde 30 milyonluk bir Benî İsrail ırkı var. Bu ırkın kendine mahsus bir inancı var. Bu inancı tanımadan gerçekleri anlamak mümkün değildir. Çünkü bütün gücüyle dünyayı yönlendirmeye çalışıyor. Nedir bu ırkçı emperyalizmin temeli? Benî İsrail, Siyonizm. Bunların temeli, 5767 sene oldu şimdi. Önce Mısır’da Firavun zamanında Beni İsrailliler zulüm görürken Kabala adlı bir adamın sihir kitabına dayanıyor. Bunlar her ne kadar sonradan, ‘Biz Musa (AS)’a tabi olduk’ dedilerse de Tevrat’ı tamamen tahrip etmişlerdir. Musa (A.S)’a inen Hak Din ortadan kalkmıştır. Yerine getirip Kabala’yı koymuşlardır. ‘Davut(A.S.) kurtulacak ve bizim ebedi dünya hâkimiyetimizi perçinleyecek. Böylece yaradılış gâyesi tahakkuk etmiş olacak.’ Siyonizm, Irkçı Emperyalizm dedikleri inanış budur. Bu bir inanıştır. Bunun pazarlığı olmaz. Sulh anlaşması olmaz. Müzakeresi olmaz. Çünkü adamın dini bu. 5767 senedir de bunu gerçekleştirmek için geceli gündüzlü çalışıyorlar. Irkçı bir din olduğu için gelişemiyor. Çünkü başkasını Yahudi yapmak mümkün değil, Siyonist yapmak mümkün değil. Mutlaka en aşağı annesi Siyonist olacak, ırkından gelmiş olacak. Böyle olunca dünya hâkimiyetini nasıl tesis edecekler? Yeryüzünde 6 milyar insan var. Sadece 30 milyon Beni İsrail var. Bunların her birini bir ilçeye birer kaymakam koysanız, nüfusları yetmiyor.
“FAİZCİ KAPİTALİST NİZAM SİYONİZMİN NİZAMIDIR”

“Bunu rağmen, ‘Nasıl siz dünya hâkimi olacaksınız?’ dediğiniz zaman inançla diyorlar ki, ‘Biz bir yandan para kuvveti, öbür yandan da insan kuvveti vasıtası ile, bu nüfusumuza rağmen dünyaya hakim olacağız.’ Para konusunu faizci kapitalist nizamla temin etmişler, bu nizam Siyonizm’in nizamıdır. Bunu Papa’lık kabul etmedi. 16. asırda bunu uygulamaya kalktıkları zaman ‘Ben Hıristiyan evlatlarımı sömürttürmem’ dedi. Hıristiyanlığı değiştirdiler, Protestanlığı kurdular. Bu faizci kapitalist nizam Protestanlığın dini nizamıdır. Dini değiştirmişlerdir. Bugün Avrupa ve Amerika’nın Protestanlığı tamamen kapitalizmin kontrolü altındadır. Öbür taraftan, insan gücünü elde etmek için de Dolar’ın üzerindeki Beni İsrail’in mührü var orada. Dolar, Siyonistlerin parasıdır. ABD Merkez Bankası ‘Ben bağımsızım’ adı altında aslında Siyonizm’e bağlıdır. Bu parayı kiralamaktadır ve senede 500 milyar dolar kira ödemektedir. Para Siyonizm’in parası olduğu için, üzerinde Siyonizm’in mührü vardır. Doları incelerseniz o piramidin üstünde ‘Dünya hâkimiyetine ulaştı’ ibaresi vardır. Şimdi bu yapı Büyük İsrail’i kurup dünya hâkimiyetini tesis etmek için bütün gücü ile çalışıyor. Protestanlığı kurmuş, 19 haçlı seferi yapmış Büyük İsrail’i kurmak için. Para gücünü eline geçirmiş, insan organizasyonunu kurmuş. 

‘Ilımlı İslâm’, bize bakan bir ‘Protestanlık projesi’ mi? 

Oraya geleceğim. Şimdi bakınız bütün bunları yaparken en önemi bir kırılma noktası Teodor Hertzel’dir. Hertzel bir Yahudi’dir ve Siyonist’tir. Sultan Abdülhamit zamanında ellerine maddi gücü geçirdikten sonra gelip Rusya ile harp yaparken para ile Filistin’de toprak alarak İsrail’i kurmak için geldi. Sultan Abdülhamit, ‘şehit kanı ile sulanan vatan toprağı satılmaz’ dedi ve bu adamı kovdu. Bu adam gitti, kendini gönderen illimunate mürşitlerine rapor verdi. Dedi ki, ‘Beni gönderdiniz, teklifinizi götürdüm ve adam bunu kabul etmedi. Ama size bir şey söyleyeyim, ben bu adamı gözümle gördüm. Bu adam başkalarına benzemiyor, bu müthiş bir adam. Bizim her türlü plânımızı biliyor. Bak size ne tavsiye ediyorum biliyor musunuz? Bu adam hayatta iken fazla ileri gitmeyin, çok zâyiat verirsiniz.’ O illimunateler, o hahamlar, ne dediler buna? ‘Sus be ey korkak adam. Senin korkaklığın yüzünden biz dinimizi mi terk edeceğiz? Ne diyorsun be? Sultan Abdülhamit müsaade etmiyormuş… O kimmiş, biz onu tahtından indiririz. Ve onun yerine bir Osmanlı, o da müsaade etmez. O zaman Osmanlıyı yıkarız. Yüz senede İslâm’ı ortadan kaldırırız.’ Bunu demekle kalmadılar, 1897 Basel Konferansı’nı topladılar. 
Tarihin en önemli kırılma noktalarından birisidir bu. Bu konferansta bütün ileri gelen Siyonistler hep beraber toplanıp ittifakla şu üç maddeyi karar haline getirdiler: Sultan Abdülhamit tahttan indirilecek, Osmanlı yıkılacak ve 100 senede İslâm dini ortadan kaldırılacak, değiştirilecek. Bu üç kararı aldıran Teodor Hertzel’dir. 
İttihat Terakki’yi Yahudiler kurdurttu
28 Şubat 1997’de yapılmıştı. 1897’in yüzüncü yılı.  
-(Erbakan gülüyor, yorum yapmıyor.) Bu kararı aldıran Teodor Hertzel’dir. Nasıl ki Karl Marks komünizmin kurucusu, felsefecisi, ama asıl uygulayıcısı Lenin ise, bu projenin uygulayıcısı da Emanuel Karasu’dur. Bu İtalyan Hahambaşı’dır. Bunu çağırdılar. Dediler ki, ‘Kararları aldık, bütün camiamızı inceledik. Bu işi yapacak adam sensin.’ O da ‘Hay hay, tam bana göre bir iş’ dedi. ‘Müsaade edin, plânlarımı hazırlayayım.’ Bütün Osmanlı’yı, Osmanlı sultanlarını didik didik inceledi, 1903’e kadar. Sonra uygulama başladı. 5 sene hazırlık yaptıktan sonra, dedi ki, ‘Ben gelip Selanik’e yerleşmeliyim. Benim için en güvenli muhit orası.’ Geldi Selanik’e yerleşti, uygulama için. İttihat ve Terakki’yi önce dernek olarak kurdu. Osmanlı’nın içinde ilk Mason Locası’nı açtı. Oradaki sivilleri ve askerleri mason yaptı. Askerleri etkileyerek Sultan Abdülhamit’in üzerine gönderdi. İsyan ettirdi. Hareket ordusu dediğimiz hareketin temelinde yatan budur. Bunlar gittiler. Sultan Abdülhamit’e yaveri, ‘Padişahım emredin, bunları derhal tevkif edeyim, gücüm var’ dedi. ‘Hayır’ dedi Sultan, ‘Bunlar benim tebaamdır, ben kan dökülmesini istemiyorum.’ Böyle merhametli bir insandı. ‘Ne istiyorlarsa söylesinler yapalım.’ Ne istedi bunlar? Meclis-i Mebusân’ın yeniden açılmasını. Meclis-i Mebusân’ı 1878’de işbaşına gelir gelmez, Sultan Abdülhamit neden kapatmıştı? Dedi ki, ‘Ya bu nasıl İslâm meclisi? Devlet İslâm devleti ama meclisteki çoğunluk gayrimüslimlerden oluşuyor. Rum, Ermeni ve Yahudi’ler çoğunluğu teşkil ediyor. Niye Anadolu insanı karasaban peşinde koşuyor, Rum, Yahudi, Ermeni milletvekili oluyor? Böyle İslâm Meclisi olmaz’ dedi kapattı. 30 sene kapalı kaldı. Asker baskısı ile 1908’de yeniden açıldı. Emanuel Karasu, Selanik milletvekili olarak Meclis’e geldi. Yine çoğunluk gayrimüslimlerdeydi. Bir yıl içerisinde Sultan Abdülhamit’e karar aldırdı. 1909’da bu kararı Sultan Abdülhamit’e tefhim eden 5 kişilik heyetin başında bizzat saraya geldi. ‘Millet seni istemiyor’ dedi. Sultan Abdülhamit, yufka yürekli bir insan olduğu için, kan dökülmesin diye bunlarla mücadele etmek yerine yine isteklerine boyun eğdi, tahttan indi. Kendilerinin en güvenli saydıkları Selanik’e sürgüne gönderildi. Bu olay 1909’da oluyor. Ne oldu şimdi? İttihat ve Terakki’yi parti haline getirdi. Meclis’te çoğunluk Emanuel Karasu’nun elinde. Kendisine bağlı olan askerleri ordunun başına getirdi. Harbiye Nazırı yaptı, ordu kumandanı yaptı. başkumandan yaptı. Askeri gücü eline aldı. Siyasi ve askeri gücü eline alınca, sıra plânın ikinci aşamasına gelmişti, Osmanlı’yı yıkacaktı. Önce Libya’yı İtalyanlara verdi. Ne gibi hilelere başvurarak verdiği tarih kitaplarında yazıyor. Sonra Bulgar’ı, Yunan’ı, Rus’u birleştirdi. Balkan harbini çıkarttı. Bunlar Yeşilköy’e kadar geldiler. Hiç lüzumu yokken, Osmanlıyı cihan harbine sokturttu. Cihan harbini büyük İsrail’i kurmak için çıkarttılar. Osmanlıyı da soktular, kendilerini dinlemeyen büyük imparatorlukları parçalamak için birinci cihan harbini çıkarttılar. Osmanlı’yı harbe sokmak için Alman askerlerine Osmanlı askerinin elbiselerini giydirip Sivastopol’ü bombalattılar. Rusya’ya harp ilân ettirdiler. Galiçya’dan Yemen’e kadar 30 cephede savaştırdılar Osmanlı askerini. Çanakkale onlardan sadece bir tanesiydi. Osmanlı, bütün dünya ile 4 sene boyunca savaş halinde kaldı. Kimsenin böyle bir savaşı sürdürmesi mümkün değildi. Osmanlı bunu 4 sene sürdürdü, her biri birer Çanakkale gibi destanlardı bu 30 cephenin hepsi. Sonunda bitap düştü Sevr’i imzalattırdılar.

vakit

Reklamlar
Kategoriler:Nuh Gönültaş
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: