Başlangıç > Nuh Gönültaş > GAZZE! Kuran Ve Sünnet ışığında tahliller.

GAZZE! Kuran Ve Sünnet ışığında tahliller.

ammartevhid

Gazze savaşından bu yana bir soru ön plana çıktı: Busavaş ümmetin savaşı mı? Yoksa sadece bir grubun mu? Denildiği gibi bubir Furkan Savaşı mı? Savaşın gelişmeleri ve bizden olan insanlarıntavırları Bedir savaşı’na mı benziyor? Yoksa Uhud?a mı? Yoksa Ahzab?amı? Yoksa başkasına mı?? Biz Allah?ın lütfuyla bu savaşın şartlarındave gelişmelerinde Uhud savaşına ait birçok benzerlik olduğunu söylemekistedik. Bu benzerliklerin bazılarını zikretmeden önce benzerliğinsayı, gün ve benzeri şeylerde değil olaylardaki Allah?ın sünnetindeolduğunu belirtmemiz gerekir. Bunu da şu şekilde özetleyebiliriz:

I.  SAVAŞTAN ÖNCE

1- Gazze’de Askeri Seçenek

Bir çok  politikacının askeri çözüme başvurmak istememesine rağmen savaş, askeriçözüm ve güvenlik merkezlerini kontrol altına alma üzerine bina edildi.Birçok ganimet elde edildi (istihbarat, silah, mühimmat, savaşgereçleri, yerler, araç gereçler, vs) ?Allah size iki gruptan birininsizin olacağını vadetmişti. Sizse güçsüz olanın sizin olmasınıistiyordunuz. Oysa Allah sözleriyle hakkı açığa çıkarmak ve kâfirlerinsonlarını getirmek istiyordu.? (Enfal Suresi ayet 7) Ne kadar da Bedirsavaşına benziyor.

2- Birçok çevre aralarında gizlice anlaşmıştı

Uhud savaşından önce Kureyşli kafirlerle münafıklar ve Medine Yahudileri arasında büyük ve devasa bir gizli anlaşma vardı. Gazze’de askeriseçeneğin tercih edilmesi Hamas’ın birçok iç ve dış muhalifinin kin ve nefret duygusunu harekete geçirmişti. Birçok çevre (kafirler,münafıklar ve Yahudiler) Hamas’ın varlığına son vermek ve kökünü kazımak için askeri operasyon konusunda gizlice anlaşmışlardı.

3- Savaşa Tahrikte Kadının Rolü

Uhud savaşında kadınların büyük bir rolü vardı. Mesela Hind Binti Utbe (EbuSüfyan’ın karısı) Kureyşlileri savaşa tahrik etme konusunda büyük birrol oynadı.  El-Harsiye ise kafirlerin ilk turda yenilmesinden sonrasavaş sancağını taşımıştı. Bunun benzeri Gazze savaşında da yaşandı. Busavaşta eski kin ve nefretlerin intikamını alma ve başka hedef vekazanımlar elde etme babından Hamas’ın kökünü kazımak için bir çok çevreyi toplama konusunda kadınların (Livni ve Rice) rolü büyük oldu.

4- İçerinin Tahrikteki Rolü

Peygamberefendimiz (sav) Medine’ye geldiği zaman, Abdullah ibnu Selul yönetimi devralmaya adaydı ve krallık tacını takmaya hazırlanıyordu. Bütünbunlar sona erince İbnu Selül savaşta çok kirli bir rol oynadı. Ayrıca fasık rahip Ebu Amir’in tavrı da Arafat sonrası başkanlığı devralmaya aday olan ancak çeşitli nedenlerle bu rüyası ertelenen Dahlan’ıntavrına ne kadar benziyordu. Askeri seçenek bütün rüyalarını bitirdi.Bu savaştaki rolü ise (haberlerde zikredildiği gibi) çok kirliydi. İlkdarbeden sonra iç yönetimin yıkılmasıyla birlikte Gazze’nin üstüne çöreklenmeye hazırlanıyordu.

5- Çarpışma İsteği

Bedir’den sonra birçok sahabi Allah yolunda savaşmak istiyordu.  Enes Bin Nadir’in (ra) dediği gibi:    . Genç sahabiler Resulullah (sav)’ı düşmanla çarpışma konusunda iknaettiler. Hatta bu genç sahabiler istemediği halde Resulullah (sav)’ıgidip kafirlerle karşılaşmaya ikna ettiler. Gazze’deki direnişin gençleri de uzun yıllardır yaptıkları hazırlık ve eğitim safhasından sonra çarpışıp düşmana bir ders verme niyetindeydiler.

6- Esirler

Müslümanlar için Bedir?de esirler vardı.  Askeri seçenekten sonra Siyonist asker Şalit kaçırılmıştı.

7- Savaşın Başladığı ve Bittiği Gün

Uhud savaşı Cumartesi günü başladı ve aynı gün bitti. Bu savaş da Cumartesi başladı ve 22 gün sonra Cumartesi günü bitti.

II- SAVAŞ SIRASINDA

1- İlk Saldırı

Kureyşli kafirlerle müttefiklerinin ilk saldırıyla hedefledikleri Resulullah(sav)’ı ve Medine’deki yönetimi yok etmek, Müslümanların gücünü kırmak ve egemenliklerine son vermekti.

Gazze savaşının da hedefi aynıydı: Hareketi yok etmek veya zayıflatmak,hükümeti devirmek, liderlerini öldürmek ve kaos ortamı yaratmaktı?

2- İstihbaratın Rolü

Uhud savaşında peygamber efendimiz (sav) düşman ordusunun ne zaman  geleceğini anlamak için gözcüler gönderdi. Bizde bilgi olmamasına rağmen saldırının yaklaştığına dair Hamas’ın elinde bilgi olduğunu sanıyoruz. Heniyye’nin polis mezuniyet törenine katılmaması, ilk saldırıda harekete ve hükümete ait 200 merkezin vurulmasına rağmen hiçbir lider, bakan ya da milletvekilinin ölmemiş olması saldırının oldukça yaklaştığına dair hareketin kesin bir bilgiye sahip olduğunu teyit etmektedir.

3- Polis Müdürünün Şehadeti

Gazze’dePolis müdürü Şehit Tevfik Cebir’in hareketin emrine aykırı olarak polis mezuniyet törenine katıldığına inanıyoruz. (Tabii bizimki sadece bir iddia ve elimizde bir bilgi yok. Ancak bu sadece sünnetin bi rtatbikidir) Bu emre uymama sonucu birçok polis memurunun şehit düşmesi, dağdaki okçuların muhalefetinden dolayı Uhud’da birçok Müslümanın ve dağdakilerin komutanı Abdullah bin Cübeyr’in şehit olmasına çok benziyor.

4- Şehit Sayısının Çokluğu:

Bedir savaşında Müslümanlardan 13 kişi şehit olurken müşriklerden 70 kiş iöldürülmüş 70 kişi de esir alınmıştı. Uhud savaşında ise 70 Müslüman şehit düşerken 22 müşrik öldürülmüş Müslümanlar hiç kimseyi de esir almamıştı (bir rivayete göre bir kişi esir alınmıştı). Bu da kendimizi gözden geçirmemiz gerektiğine dair bir delil:

‘Siz (karşı tarafa)iki katını dokundurmuşken başınıza bir musibet geldiğinde: “Bu da nereden geldi?” mi diyorsunuz? De ki: “O, kendi tarafınızdandır.”Şüphesiz Allah’ın her şeye gücü yeter.? (Ali İmran 165)

Şehit sayısının fazlalığı Müslümanlar için büyük bir kazançtır. Çünkü şehitleri seçen Allah’tır:
‘Bu Allah?ın iman edenleri belirtip ayırması ve sizden şehitler edinmesi içindir’ (Ali İmran 140)
Bu aynı şekilde Müslümanlar için bir arındırma ve kafirler için bir yok ediştir:
‘Allah’ın iman edenleri arındırması ve inkar edenleri yok etmesi içindir.’  (Ali İmran 141)

Müminler iki gruptur: Cihat eden grup ve sabreden grup. İki grup da Allah’ın izniyle cennetle vadedilmiştir:
‘Yoksa siz Allah içinizden cihad edenleri ortaya çıkarmadan ve yine sabredenleri ortaya çıkarmadan cennete gireceğinizi mi sandınız!?(Ali İmran 142)

Yakıcı bombalar, fosfor, misket ve dime gibi türlü türlü bombalar tadan Gazze halkından kim daha sabırlı olabilir ki.Öyleyse Allah’ın izniyle mücahitler, sabredenler ve nöbetleşenler içincennet temenni edelim.

5.  Meleklerin Rolü:

BazılarıBedir’de meleklerin tümünün Müslümanlarla birlikte savaştığını ve kafirleri öldürenlerin melekler olduğunu sanıyor ki bunda gerçeğe bir aykırılık var.  (Allah daha iyi bilir) Allah Bedir’de müminlerinyardımına bin melek göndermiştir:

‘Siz Rabbinizden yardımdiliyordunuz. O da: “Birbirini izleyen bin melekle size yardımedeceğim” diye dileğinizi kabul etmişti.’(Enfal 9)

PekiMüslümanlarla birlikte bin melek savaşırken kafirlerden sadece yetmişkişinin öldürülmesi mantıklı mı? Meleklerin rolü iman edenler esağlamlık katmaktır:
‘Hani Rabbin meleklere vahyetmişti: Şüphesiz ben sizinle birlikteyim, iman edenlere sağlamlık katın? (Enfal 12)
Allah kafir olanların kalplerine korku saldı:
‘Küfredenlerin kalplerine korku salacağım.’ (Enfal 12)
Sonra müminlere kafirleri vurmalarını emretti: ‘Öyleyse boyunlarının üstüne vurun, vurun onların bütün parmaklarının üstüne’(Enfal 12)
Gazze savaşında melekler Gazzeli mücahitlerin ve müminlerinkalplerini sağlamlaştırmak için katkıda bulundular. Uydu kanallarındaki tanıklıklarına ya da Yüce Allah’ın kalplerine verdiği sükunete ve her durumda Allah’a (cc) hamd etmelerinden daha büyük delil olamaz.Allah’ın izniyle meleklerin savaştaki rolü, mücahitlere yardım etmesi ve kalplerini sağlamlaştırmasına ilişkin haberler arka arkaya gelecektir.

6.  Uhud’un En Değerli Şehitleri:

Uhudsavaşında her şehidin büyük bir fazileti vardır. Ancak siret yazarlarıbüyük oranda iki şehit üzerinde duruyorlar: Mus’ab bin Umeyr ve Hamza bin Abdulmuttalib. Gazze savaşında şehitlerin en önde geleni ise davet konusunda büyük bir rolü olan ve bir alim olarak savaşta sebat etmesive gizlenmemesi insanların kalplerinin sağlamlaşmasında büyük roloynayan davetçi Nizar er-Reyyan idi. Aslan şehit Said Siyam’ın ise savaşı idare etme ve iç işleri yönetme konusunda büyük bir rolü vardı.Şehit olması araçlar değişse de Vahşi’nin yaptığı gibiydi. İhanet,gözetleme, pusuya yatma ve mızrağın Hamza’ya isabet etmesi gibi ona da(füze) isabet etti. Hz. Hamza’nın (ra) cesedinin tahrip edilmesi gibionun da cesedi tahrip edilmişti.

7- Yaralı ve Ölülerle Oynama:

Uhud savaşında Kureyşli kadınlar Müslüman şehitlerin cesetleriyle çok çirkinbir şekilde oynadı. Gazze’deki şehitlerin ve yaralıların cesetlerinin resimlerine bakan netice olarak cesetlerin tahribi, yakılması ve organların kesilmesi konusunda ne kadar benzediğini görecektir.

8-Hareketin Güç Birliği ve İçerde Başkalarına Karşı Sabrı:

Hamas savaşta ve savaş öncesinde birçok grupla ittifak kurdu. Elimizde kesinbilgiler olmamasına rağmen bazı gruplar mücahitleri yüz üstü bıraktı v emevzilerini terk etti ya da emirlere riayet etmeyi reddetti:
‘Eyİman edenler, sizden olmayanları sırdaş edinmeyin. Onlar size kötülükve zarar vermeye çalışıyorlar. Sizden sıkıntı verecek şeylerden hoşlanıyorlar.  Kin ve öfke ağızlarından taşmaya başlamıştır.Sinelerinde gizledikleri ise çok daha büyüktür. Size ayetlerimiziaçıkladık umulur ki akıl edersiniz.’ (Ali İmran 118)
‘Sizlerişte böylesiniz. Onları seversiniz ancak onlar sizi sevmezler. Kitabın tümüne inanırsınız.  Sizinle karşılaştıklarında iman ettik derler.Kendi başlarına kaldıklarında size olan kin ve öfkelerinden parmakuçlarını ısırırlar. De ki kin ve öfkenizle ölün. Allah sinelerin özündesaklı olanı çok iyi bilir.’(Ali İmran 119)
‘Size bir iyilikdokununca tasalanırlar, size bir kötülük dokunduğunda sevinirler.Sabrederseniz ve korkarsanız onların tuzakları size hiçbir şekildezarar vermez. Allah onların yaptıklarını kuşatandır.’ (Ali İmran 120)

Budurum mücahitlerin ateşkes ilan etmesine karşı çıkan bazı gruplarıngenelin aldığı karara karşı çıkmaları esnasında açıkça görüldü.

Elimizde net bilgi olmamasına rağmen bazı grupların ilk başta tereddüt etmesine rağmen Müslümanların saflarına katıldıklarına inanıyoruz:
‘O zamansizden iki grup neredeyse çözülüp geri çekilmek istemişti. Oysa Allahonların yardımcısıydı. Artık müminler yalnızca Allah?a tevekkületsinler.’ (Ali İmran 122)

9.  Herkesin Safı Net Bir Şekilde Ortaya Çıktı:

‘Eyİman edenler eğer kafirlere itaat ederseniz sizi topuklarınızın üzerinegerisin geri döndürürler. Böylece hüsrana uğrayanlardan olursunuz.’ (Ali İmran 149)
‘Hayır sizin Mevlasız Allah’tır.  O yardım edenlerin en hayırlısıdır.’ (Ali İmran 150)

‘Onlarkendileri oturup kaldıkları halde kardeşleri hakkında:
“Eğer bizimsözümüzü tutsalardı öldürülmezlerdi” diyenlerdir. De ki: ?Eğer doğrusözlü iseniz ölümü kendinizden savın bakalım!’ (Ali İmran 168)

‘Ve yine münafıkları ortaya çıkarmak içindi. Onlara: “Gelin Allah yolundasavaşın veya savunmada bulunun” denildiğinde: “Çarpışmayı bilseydik muhakkak size uyardık” cevabını verdiler. O gün onlar imandan çok küfreyakındılar. Kalplerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlar. Allah onlarıngizlediklerini daha iyi bilir.’
(Ali İmran 167)

Bu ayetler müminlerin Uhud savaşındaki tutumlarını açıklıyor. Benzer birdurum Gazze savaşından önce de vardı. Uhud savaşının safların belirlenmesinde ve hangi grubun nereye ait olduğunun ortaya çıkmasındabelirgin bir rolü vardı. Gazze savaşı da herkesin safınınbelirlenmesinde çok ilginç bir tablo ortaya koydu. İnsanlar sanki ikiayrı kampa ayrılmış gibi göründüler. Teslimiyet kampı ve direniş kampı.Münafıkların safları da net bir şekilde ortaya çıktı.

10.  Müminlerin İç Safları:

‘Allah, mü’minleri şu bulunduğunuz durumda bırakacak değildir; pis olanı temiz olandanayıklayacaktır. Allah sizi gaybden haberdar edecek de değildir. AncakAllah peygamberlerinden dilediğini seçer. Şu halde Allah’a vepeygamberlerine iman edin. Eğer iman eder ve kötülüklerden sakınırsanızsizin için büyük bir ecir vardır.’
(Ali İmran 179)

Uhud savaşının müminlerin kendi içlerinde saflarını belirleme konusunda dabüyük bir rolü oldu. Gazze savaşı da itaat eden müminlerle muhalifmüminlerin saflarını netleştirdi. İçlerinden habis olanları Allahtemizledi. Temiz olan ise temizliği ve asaleti üzerine kaldı hatta dahada temiz oldu.

11.  Basının ve Propagandanın Rolü

Uhud savaşından önce, savaş sırasında ve sonrasında Kureyşliler Müslümanlarıkorkutmak için büyük bir basın kampanyası başlattılar. Bunun için enbüyük üç şairi kullandılar. Hasan Bin Sabit (ra) Uhud savaşında büyük bir rol üstlendi. Şiiriyle cihat eden bu sahibeden müşrikler’Sözleri mızrağın ucundan daha acıtıcı’olarak söz eder. el-Cezire televizyonu başta olmak üzere el-Aksa, el-Kuds ve el-Menar televizyonları düşmanın yaptığı katliamları yayınlayarak düşmana acı vermişlerdir.  El- Cezire diğer bazı kanalların aksine yaptığı objektif yayıncılıkla düşmanın duygularını tahrik etti öyle ki kanal bu savaşta onların doğrudan düşmanlarından biri haline geldi.

12. Direnişçilerin Askerleri Esir Alamaması

Allah(cc) mücahitlere herhangi bir düşman askerini esir alma imkanı vermedi.Zira esirler kafirlerin hezimetinden önce değil sonra olur:
‘BirPeygamber’e yeryüzünde kesin galibiyet sağlamadan esir almak yaraşmaz.Siz dünya varlığını istiyorsunuz Allah ise (sizin için) ahiretiistiyor. Allah yücedir, hakimdir.’ (Enfal 67)
Çünkü düşman biresiri kurtarmak için bütün bir orduyu feda edecek kadar güçlüdür. Gazze savaşında da böyle olacaktı. Esir askeri kurtarmaktan aciz olduklarındaesirle birlikte bulunanları da öldürürler. Mücahitlere verdirilen cankayıpları daha fazlaydı. Şalit’in kaçırılmasıysa Yahudilerle savaşma ve öldürmeden sonra gerçekleşti. Kaçırma olarak isimlendirmemizin nedeniaz önce belirttiğimiz gibi düşmanın hezimetinden sonra esir olmasının gerçekleşmesidir.

13.  İç Cephenin Sağlamlığı:

Hicretten sonra Muhacirlerle Ensarın kardeşliğinin iç cephenin sağlam olmasındave birbirine kenetlenmesinde büyük rolü vardı. Gazze halkının yapısın bilen kimse nüfusun büyük çoğunluğunun birçok hicrette bulunmuş muhacirlerden oluştuğunu bazı muhacirlerin de kendilerinden sonra gelen muhacirler için ensara dönüştüğünü biliyordur. Savaş esnasında insanların birbirine tahammül etmesinde bu rahmetleşmenin büyük bir rolü vardı. Bu da Medine’deki mevcut duruma benziyor.

14.  Gazze’de Hizmetlerin Koordinasyonu:

Krizinbaşarıyla yönetilmesi ancak krize önceden hazırlanmakla mümkündür.Peygamber efendimiz (sav) Bedir savaşından sonra yaşanabilecek ekonomik krize hazırlık yaptı. Medine ihtiyaç duyduğu her şeyle donatıldı. Gazze savaşında ise nefes aldırmayan ambargoya rağmen Hamas farklı metotlarla Gazzelilerin ihtiyaç duyabileceği tüm asgari ihtiyaçları temin etti. Bir açlık ya da susuzluk haberi duymadık. Sivil savunma ve sağlı kekipleri ise savaş olaylarını takip eden herkesi hayrete düşürecekşekilde görevlerini yaptılar.

15.  Gazze’de Güvenliğin Sağlanması:

Peygamber(sav) Medine’yi korumak için Müslümanlardan en güçlü olanları seçti.Allah (cc) Medine’yi hem içerden hem dışardan korudu. İnancımız odur ki Gazze’deki yönetim de polis memurlarının hedef alınmasından sonra içemniyeti sağlamak için en iyi gençleri seçmişti. Savaş boyunca Gazze’de ne bir hırsızlık ne bir kavga ne de bir çekişme duyduk.

16. Başka Tarafların Müdahil Olmaması:

Bu grubun Gazze halkına yardım konusunda büyük bir enformasyon faaliyetine rağmen Allah’a hamdolsun ki savaşa fiili olarak katılmadı. Zira yüceAllah (cc) savaşı her türlü mezhep farklılıklarından arındırıp ümmetin savaşta birleşmesini istedi. Zira savaş halis bir tevhid şiarınıyükseltiyordu. Hareket ve savaş tüm insanlardan destek gördü; selefiler, sufiler ve tahrir gibi tüm sünni gruplardan,  şiilik, zeydilik ve ibadilik mensuplarından, solculardan, yadudilik, hristiyanlık ve budizm gibi diğer dinlere mensup tüm insanlardan destek gördü.

17.  Saldırıların Gücü ve Mücahitlerin Çarpışma Hissi:

Daha önce anlattığımız gibi Uhud halkı gibi mücahitler de düşmanla karşılaşmak istiyor düşmanla en çetin bir şekilde çarpışmak için hazırlık yapıyorlardı. Gazze savaşında ümmetin duygularını harekete geçirme ve Gazze’yi yahudiler için bir mezara dönüştürme hissinin uyandırılması konusunda basın mensuplarının büyük rolü oldu. Ancak düşmanın havadan, denizden ve karadan saldırılarının şiddeti mücahitleri düşmanın uzaktan yok etme gücünü ve çarpışmada ne kadar zor durumda olduklarını anlamalarına neden oldu:
‘And olsun siz karşılaşmadan önce ölümü temenni ediyordunuz, işte onu gördünüz ama bakıp duruyorsunuz.’
(Ali İmran 143)
Bu da mücahitlerin çarpışmayla ilgili hesaplarını yeniden gözden geçirmelerine ve buna dayanarak planlarında değişiklikyapmalarına neden oldu.

18.  Mücahitlerin Sabrı ve Sebatı:

Müslümanlar,özellikle arkadan korumasız olduklarının ortaya çıkmasından sonra Uhud’da eşi benzeri az olan bir sebat örneği gösterdiler. Gazze mücahitleri de özellikle Tel Heva ihanetinden sonra büyük bir seba törneği gösterip şehirlerini kahramanca savundular. Heniyye’nin, el-Aksa  televizyonunun ve dünyadaki tüm Müslümanların dualarının mücahitlerin melekler yardımıyla kalplerinin ve ayaklarının sağlam durmasında büyük etkisi olmuştur:
‘Nice peygamberle birlikte kendilerini Rabbin yoluna adamış insanlar çarpıştılar. Onlar Allah yolunda başlarınagelenden dolayı gevşemediler, zayıflığa düşmediler ve boyun eğmediler. Allah sabredenleri sever’
(Ali İmran 146)

‘Onların sözleriancak: ‘Ey Rabbimiz! Günahlarımızı ve işimizdeki aşırılıklarımızıbağışla, ayaklarımızı sağlam tut ve kâfirler topluluğuna karşı bizeyardım et!’ demek olmuştur.’ (Ali İmran 147)
‘Allah da onlara hem dünya karşılığını hem de ahiret karşılığının güzel olanını verdi. Allah iyilik edenleri sever.’
(Ali İmran 148)

19.  Savaşta Uyku ve Uykusuzluk:

Müslümanlar Uhud’da çetin bir savaş ve birçok çarpışmadan sonra bilhassa müşriklere ikinci turda karşılık verdikten sonra son derece yorgun düşmüşlerdi.Allah onların üzerine güvenlik duygusu indirdi de uyudular:

‘Sonra kederin ardından üzerinize bir güven, içinizden bir kısmınızı bürüyen bir uyuklama indirdi’(Ali İmran 154)

Gazze’den gelen doğru haberlere göre ise ön saflarda çarpışırken üzerlerine yağan yoğun bombalara rağmen birçok mücahidin üzerine savaş esnasında uyku ve huzur inmiş,  Yahudiler onlara dokunmadan geri çekilmiş.

20. Düşman Kayıpları:

Gazze savaşının düşmana acı verdiği, maddi ve manevi kayıplar verdirdiği bir gerçek:
‘O(düşman) topluluğu izlemekte gevşeklik göstermeyin. Eğer siz acı çekiyorsanız sizin acı çektiğiniz gibi onlar da acı çekiyorlar. Üsteliksiz Allah’tan onların ummadığını umuyorsunuz. Allah ilim sahibidir,hakimdir.? (Nisa 104)
Sonuç sayı çokluğu değildir, galip gelmek ve imkan elde etmektir. Allah (cc) Uhud savaşında müminler için savaşın sonucunu belirlemiştir:
‘İnkar edenlerden bir tarafı kesmek yahut bozguna uğratıp eli boş bir halde geri dönmelerini sağlamak için (Allahyardım ulaştırır).’(Ali İmran 127)
Düşmana nail olan korku ise hamdolsun bu korku Allah?ın (cc) izniyle Uhud’da müminlerin eliyle sağlanmıştı:
‘Allah’a, hakkında hiçbir delil indirmiş olmadığı şeyi ortakkoşmalarından dolayı inkarcıların kalplerine korku sokacağız. Onlarınbarınakları da ateştir. Zalimlerin varacakları yer ne kadar kötüdür!’ (Ali İmran 151)

21.  Ölüm İnsanı Her Yerde Bulur Kanaati:

Birçok insan okul ve benzeri daha güvenli yerlere sığınmanın ölümü ya da eceli erteleyeceğini zannetti:
‘Hiçbir can, Allah’ın izni olmadan ölmez. O, belirlenmiş bir ecelegöredir. Kim dünyanın yararını isterse ona ondan veririz; kim deahiretin yararını isterse ona da ondan veririz. Şükredenlerinkarşılıklarını vereceğiz.’ (Ali İmran 145)

Yahudilerin ihaneti veanlaşmalarını (uluslararası sözleşmeleri) bozmaları okul, hastane ve cami gibi yerlerin hürmetine saygı duymalarını engelledi. Müminler ise akıbetlerinin zafer ve kurtuluş olduğunun idraki içerisindeydiler: ‘EğerAllah yolunda öldürülürseniz veya ölürseniz, Allah’ın size lütfedeceği mağfiret ve rahmet onların biriktirdiklerinden daha hayırlıdır.? (Ali İmran 157) ?Allah yolunda öldürülenleri ölüler sanmayın. Aksine onlar diri olup Rableri katında rızıklandırılmaktadırlar.? (Ali İmran 169)

22.  Kadınların Savaşa Katılması:

Müslüman kadınların katıldığı ilk savaş Uhud Savaşıdır. Bu savaşta Müslümankadınların kahramanlıkları ve doğrulukları ortaya çıktı. Gazze savaşında ise kadınların hazırlığı aşikardı. İnanıyoruz ki Gazze içerisinde oynadıkları rol büyüktü. Önümüzdeki günler oynadıkları rolü daha net bir şekilde ortaya çıkaracaktır.

23.  Hamra el-Esed Gazvesi:

Uhud savaşından sonraki gün Peygamber efendimiz (sav) kafirleri korkutmak ve Müslümanların savaşı sürdürme güçlerini ispatlamak için Hamra el-Esed gazvesine çıktı. Ateşkesin ertesi günü olan Pazar günü Yahudi beldelerine ve yerleşim yerlerine 21 füze atıldı. Direnişçi grupların kuvvetlerini Gazze’den çekmesi için düşmana bir hafta süre vermeleri çok net bir mesajdı.

III.  SAVAŞIN SONUÇLARI

1- Ateşkes

Uhud savaşı hem Müslümanların hem de müşriklerin gücünü zayıflattı. Askeri açıdan savaş müşrikler için İslam devletini yok etme hedeflerineulaşamadan ya da Peygamber efendimiz (sav) veya etrafındaki ileri gelen sahabiler öldürülemeden sona erdi. Ancak müşrikler Müslümanların safında meydana gelen ölü ve yaralı sayısının çokluğundan, çok sayıdaMüslümanı ve Hz. Hamza (ra)’yı şehit ederek Peygamber efendimize (sav)acı vermelerinden, neredeyse (Allah?ın engellemesi olmasaydı) onu öldürmeye yaklaşmalarından dolayı kendilerini zafer kazanmış olarak kabul ettiler. Müslümanlarsa kafirlerin hakkından gelip onları Medine’den püskürtmelerinden ve onlara hedeflerine varma imkanı vermediklerinden dolayı kendilerini muzaffer sayıyorlardı. Öyle ki Peygamber efendimiz (sav) Hz. Ömer’e (ra) şunları söyledi:

.

Gazze savaşındaki tablo da aslında pek farklı değildir. Her iki taraf zafer kazandığını ve karşı tarafa acı verdiğini söylüyor. Yahudiler iddialarında hayal kırıklığına uğradılar. Allah’ın lütfuyla hiçbir hedeflerini gerçekleştiremediler. Masum sivilleri öldürerek caydırıcılıklarını geri kazandıkları iddiaları dışında her alanda kaybettiler. Kureyşliler de Araplar arasındaki caydırıcılıklarını gerialdıklarını sanmışlardı. Direniş ise Allah’a hamdolsun düşmanı püskürtüp Gazze’ye sokmayarak, çarpışmada mücahitlerin sebatı, düşmana acı verilmesi, düşman tarafından hükümetin düşürülememesi, liderlerininöldürülememesi, esir asker Şalit’in kurtarılamaması ve füze saldırılarının önüne geçilememesiyle zafer kazandı.

2. Ümmetin Sempatisi ve Duruşu

Hareket tüm mezhep vb. farklılıklarına rağmen ümmetin tümünün sempatisini kazandı. En büyük sempati ise bizzat şehit, yaralılar ile ev veişyerleri isabet alan Gazzelilerin birbirine duyduğu sempatidir. Kayıpsayısı oldukça yüksek olmasına rağmen Gazzelilerin sağlamlığı, sebatıve yüksek maneviyatı tüm beklentilerin üstündeydi. Uhud savaşından sonraki tabloda da sahabi hanımlar peygambere geldiklerinde babalarının, oğullarının ve kocalarının şehit olması dolayısıyla Resulullah (sav) onlara başsağlığı dilediğinde onların cevabı’senden gayri hiç bir isabetin kıymeti yoktur, sen sağ kurtulmuşsan gerisiboştur.’ diyerek ümmete büyük bir sabır tablosu sergiliyorlardı.

3.  Hesapların Baştan Yapılması:

Kureyşliler çarpışma esnasında Müslümanların gücünü, şiddetini, sabrını ve sebatını gördükten sonra hesaplarını yeniden gözden geçirmek zorunda kaldılar.Hamra el-Esed gazvesi Uhud savaşında Müslümanların gücüne sembolikolarak vurulan son damgaydı. Ebu Süfyan, casusları yoluyla sahabilerin Hamra el-Esed’de beş yüz ateş yaktıklarını görünce derhal Mekke’yeçekilmek zorunda kaldı. Gazze savaşında ise Yahudiler hesaplarınıyeniden gözden geçirdiler ve Gazze’den beklenenden daha hızlı birşekilde geri çekildiler.

Geriye tek bir soru kalıyor:

‘Neden kesin bir zafer kazanılmadı?’

1. Direniş içerisinde dünyayı arzulayan unsurlar bulunmaktadır: ‘Sizden kiminiz dünyayı kiminiz ahireti istiyordu’
(Al-i İmran 152)  Uhud savaşında da bu böyleydi.

2.İlai kelimetullah için değil de kişisel hedefler için savaşan unsurların bulunması. Uhud savaşında Müslümanlar arasında Kuzman diyebir adam vardı. Bu adam savaşta güzel bir imtihan vermişti. Sahabiler ona, ‘Müjde sana Ey Kuzman!’ dediler. Kuzman,’Neden müjdeleniyorum’Allah’a andolsun ki yalnızca kavmimin şanı ve şerefi için savaştım.Yoksa savaşmazdım.’ dedi. Bunun üzerine Allah’ın elçisi ‘O ateş ehlindendir’ dedi. Aynı durum Gazze savaşı için de geçerli.Direnişçilerin karışması aralarında niyetleri farklı olanların da olmasına yol açıyor.

3. Yardım,içerisinde münafık, ajan ve işbirlikçilerin olmadığı ümmete iner.Yardımın inmesi için safın temiz olması şarttır. Şu an ise durumkarışıktır.

4. Günahlar, suçlar veemirlere karşı gelmek yardımın inmesinin, gecikmesinin başlıcanedenidir. Uhud’da tablo netti. Gazze’de ise ahdin daha başındayken bu nasıl olur.

5. Ümmeti zafer sonrası havaya sokmak ve hazırlamak gerçekten çok önemlidir. Bu da olması gereken bir durumda değildi.

Tabii burada yer darlığından dolayı anlatamayacağımız başka nedenler de var.

Son olarak:

Bu Yüce Allah’ın bize yazma onurunu verdiği iki savaş arasındaki bir takımbenzerliklerdir. Eğer isabet ettiysek bu Allah’tandır, eğer hata etmişsek bu kendimizdendir. Allah’tan mağfiret ve savaş sonrası aşamayı kaleme almamız için bize yardım etmesini diliyoruz. Allah’tan kabul ve başarı umarken dostlarımızdan güzel karşılık ve akıbet için duaetmelerinizi rica ediyoruz.

‘Eyiman edenler! Sabredin, sabırda (düşmanlarınızdan) öne geçmeye çabalayın, cihada hazırlanın ve Allah’a karşı gelmekten sakının kikurtuluşa eresiniz.’ (Al-i İmran 200)

Başarı Allah’tandır, doğru yola iletecek olan O’dur.

Reklamlar
Kategoriler:Nuh Gönültaş
  1. Henüz yorum yapılmamış.
  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: