Başlangıç > Nuh Gönültaş > Erbakan'ın en büyük günahı neydi biliyor musunuz?

Erbakan'ın en büyük günahı neydi biliyor musunuz?

Aslında böyle bir mesajın Zaman gazetesinde yayınlanan bir röportajda yer alması akılları kurcalayabilir ama düşününce bunun akıllı bir taktik olduğunu da görebiliyor insan.

Mesele ne peki? Adnan Menderesi idama, Necmettin Erbakan’ı 28 Şubat darbesine sürükleyen süreç… Meseleyi ilgi çekici kılan kim peki? Aydın Doğan’ın tetikçi yayın organı Vatan’ın ekonomi yazarı Yiğit Bulut’un analizi.

Zaman, çarpıcı ve cesur yazılarıyla tanımlıyor kartel yazarı Yiğit Bulut’u.

Ona göre “irtica” paranoyasının ortaya atıldığı dönemlerin çok ilginç bir ortak yönü var. Nedir o? Yiğit bulut aynen şöyle özetliyor:

“Adnan Menderes, istediği parayı bulamayınca ‘Petrol Ofisi ve İş Bankası’nı satarım, yeni bir model oluştururum.’ diye ortaya çıktığı zaman bir irtica dalgası çıktı. Menderes, gitti. Erbakan’ın en büyük günahı neydi biliyor musunuz? Dedi ki; ‘Paramızı bankaya bir birimle veriyoruz, iki buçuk birim borçlanarak geri alıyoruz. Bir havuz sistemi kurun. Kamu bu havuz sistemini kullansın, kendi parasını çevirsin, bankalara faiz ödemesin artık.’ Çok büyük bir günahtı bu! Bankalara giden yüksek faizin önünü kesmiş oluyorsunuz. Bir irtica tartışması patladı, Erbakan yok oldu gitti.”

Bu sözlerin üzerine sıra günümüze, yani Başbakan Erdoğan’a geliyor. Bugün kopartılan fırtınanın altında ne yatıyor peki? Bulut’a göre onun da gerekçesi şu:

“Başbakan Erdoğan, bugün bankacılık sektörüyle ilgili ne diyor? ‘Neşter vurmamız gerekiyor.’ diyor. ‘Türkiye kan ağlarken bankalar katrilyon kar edemez.’ diyor. Peki Erdoğan’ın tepesinde dolaşan Demokles’in kılıcı ne? ‘Mürteci!”

Buraya kadar söylenenler aslında bir mantığa oturuyor. Ama söyleyen ismin Aydın Doğan’ın, mütedeyyin kesimlere, hatta açık açık Müslümanlara en çok saldıran tetikçi gazetesi Vatan’ın yazarı olunca insan durup düşünüyor.

Adam konuşurken, Erbakan’ın en büyük günahı şuydu diyor. Erbakan’ın yaptığını günah sayıyor. Nedir o günah, rantın, faizin önünü kesme hareketi. Adnan Menderes’i ipe götüren neydi peki, neredeyse aynı gerekçeler, yani bankalar.

Bu durumda tetikçi bir yayın organının “cesur” kalemşörü neyi işaret ediyor? Kopartılan fırtınaların tam da merkezinde olduğunu, bu fırtınalarda en fazla maşa olarak kullanılan bir yayın organının yazarı olduğunu unutarak mı söylüyor bütün bunları, yoksa bu bir mesaj mı?

Vatan’daki köşesinde bu satırları yazsa, açıkça bunu tehdit olarak algılardım. Ama konunun Zaman gazetesinde yayınlanmış olması, mesajların içeriği gerçekten akıl karıştırıyor.

Birileri, ısrarla bankalara yüklenen, iyi günlerde olduğu gibi kötü günlerde de küçük ve orta ölçekli işletmelerin, tüketicinin ve KOBİ’lerin yanında olmalarını isteyen, olmazlarsa onları kaynaksız kalacakları konusunda uyaran Başbakan Erdoğan’a, “akıllı ol, sonun ötekiler gibi olur” demeye mi getirdi?

Bunu da geçtik, küresel ekonomik krizin etkisiyle Türkiye’nin de yaşadığı sıkıntılar, bu sıkıntılardan kaynaklanan sosyal sorunlar, işsizlik gibi önemli konular gerçekten gündemi işgal ederken, birileri de “aman efendim ekonomiyi ön plana çıkartıyorlar, laiklik ikinci plana atılıyor” sözlerini hangi amaca hizmet etmek için sarfediyor.

Tuzu kuruların, ekonomik sıkıntı bilmeyen bu fil dişi kulesi sakinlerinin acaba yeni bir planı mı bu? Darbe dönemlerine baktığımız zaman kimsenin aklına ekonominin gelmediğini artık net biliyoruz. Zira darbe, tuzu kurulara yapılmıyor. Darbe doğrudan halka yapılıyor.

Geçmişle kıyaslandığında çok daha kararlı bir siyasi iradenin hakim olduğunu görmek mümkün belki, ancak bu mesajları da iyi okumak gerekiyor. Mesajın geldiği yerler, mesajları taşıyan isimler gerçekten çok önemli. Bir taraftan Yiğit Bulut kimliği, bir taraftan da Cumhuriyet Başsavcısı kimliği… Biri ekonomik anlamda çılgın bir mesaj veriyor, biri de “ekonomiyi bırakın laiklik elden gidiyor” mesajını…

Umarım Başbakan Erdoğan, Adnan Menderes ve Necmettin Erbakan üzerinden kendisine verilen bu mesajların derin bir analizini yapar. Hele hele, 28 Şubat’ta iç edilen on milyarlarca dolar artık biliniyorken…

Reklamlar
Kategoriler:Nuh Gönültaş
  1. Ekim 7, 2010, 11:12 am

    Eleman Sen Merak Etme…
    İslamda Günahsız İnsan Yoktur. Birilerini Günahsız Yapmaya Çalışmak Günahtır ki Bunu Yapmayalım. Necmettin de Günahkardır, Recep te, Sen de, Ben de…

  2. Ekim 7, 2010, 11:16 am

    Eleman Sen Merak Etme…
    İslamda Günahsız İnsan Yoktur. Birilerini Günahsız Yapmaya Çalışmak Günahtır ki Bunu Yapmayalım. Necmettin de Günahkardır, Recep te, Sen de, Ben de…
    Ekonomi Kısmına Gelince Bundan Daha Net İzah Olur mu ? Biraz Bilgi Sahibi Olan Herkes Bunu Anlar Çözer Zaten. Rant Cephesi Türkiyede Hep Bu Şekilde Hainlikler İçinde Olmuştur. Ama Şimdi Zaman Değişti. Artık Erdoğan Var. Anadolu Sermayesi Var.
    Kısaca Ya TÜSİAD Yeni Düzene Ayak Uydurur Yada Her Yeni Düzende Olduğu Gibi Eskiler Hurdaya…
    Saygılar…

  3. nuh cellat
    Aralık 10, 2010, 8:41 am

    bu bile bile yapmış şimdi bu konuları pişman gibi anlatıyor zaman gazetesinie

  1. No trackbacks yet.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: